elektronik para kuruluşlaru

Son dönemde TCMB’nin bazı büyük oyuncuların faaliyetlerini “geçici” olarak durdurmasıyla (en son Param’ın bazı faatliyetleri geçici durduruldu) bu soruyu tekrar sorar oldum. Evet hayatımızı kolaylaştırıyorlar ama diğer yanda regülasyonun sert tokadıyla da karşılaşıyorlar, ya lisans iptali ya da geçici faaliyet durdurma.

Peki, bu şirketler tam olarak neyi yapamıyor da bu noktaya geliyorlar?

Aslında mesele kötü niyet değil (bazıları hariç), genellikle hızın getirdiği zafiyet. Bu kuruluşların en çok zorlandığı 3 alan var. 

Hız ve Uyum Dengesi: Fintekler “move fast and break things” (hızlı hareket et ve sınırları zorla) felsefesiyle büyüyor. Ancak bankacılık otoritesi “önce güvenlik, sonra hız” der. Şirketler bazen yeni çıkan tebliğlere ve raporlama standartlarına teknolojik hızları kadar çevik uyum sağlayamıyorlar maalesef. 

Fonların Korunması ve Şeffaflık: Elektronik para kuruluşları, bizim paramızı kendi parasıyla karıştıramaz. Bu paralar Merkez Bankası nezdindeki koruma hesaplarında tutulmak zorundadır. Bu mutabakat sürecinde yaşanan en ufak bir operasyonel aksaklık veya şeffaflık kaybı, geçici durdurma-faaliyet sonlandırma gibi aksiyonlara neden olur.

Denetim Yorgunluğu: Milyonlarca kullanıcıya ulaştığınızda, her bir işlemin siber güvenlik standartlarına ve kara para aklama (AML) mevzuatına %100 uyumlu kalmasını sağlamak koca bir operasyonel yük. Bazen sistem bu yükü kaldırmakta zorlanıyor haliyle. 

Peki güvenmeli miyiz?

Kısmen evet. 

Şirketler eğer iyi niyetliyse bu süreçte şartları yerine getirir, Merkez Bankası da tamam devam edebilirsin derse güvenilebilir. Eğer şirketler kötü niyetliyse geçmiş olsun, zaten en başta faaliyet izni alıp geçici durdurmaya kadar olan sürede faaliyetinde yaptı yapacağını. 

Günün sonunda inovasyon harika bir şey ama finans dünyasının patronu güvendir.

Bir Cevap Yazın

Mustafa Köse sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin